“Bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkı”’na Kat Mülkiyeti denir. “Bağımsız bölüm” ise taşınmazın birbirinden bağımsız olarak kullanmaya elverişli kısımlarına denmektedir. Örneklendirmek gerekirse, apartman taşınmazdır. Daireler ise kat mülkiyetine tabi olan bağımsız bölümlerdir.

Kat mülkiyetine tabii alanlarda evcil ve süs hayvanı beslene bilmektedir. Malikin, dikkat etmesi gerekenler vardır. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 5/2 maddesinde belirtildiği gibi “hayvan sahipleri, sahip oldukları hayvanlardan kaynaklı çevre kirliliğini ve insanlara verebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olup; zamanında ve yeterli seviyede tedbir alınmamasından kaynaklanan zararları tazmin etmek zorundadırlar.”

Anlaşılacağı üzere hayvan sahibi, söz konusu evcil hayvanın meydana getirdiği çevre kirliliğini ve insanlara verebileceği zarar ve rahatsızlıkları ( ısırma, saldırma, gürültü…) önleyici tüm tedbirleri almalıdır.

Ancak tüm önleyici tedbirler alınmasına rağmen, apartmanda hayvan beslenmesinden rahatsız olan komşular olabilir. KMK’nın 9.maddesi “ kat mülkiyetine veya kat irtifakına ait kütük kaydında veya kat malikleri arasında sözleşme de veya yönetim planında veya bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, kat mülkiyetinden doğan anlaşmazlıklar, Medeni Kanun ve ilgili diğer kanunlar hükümlerine göre karara bağlanır. Bu maddeye göre evde hayvan beslenmesinden doğan sorunlar, apartman yönetim planındaki hükümler göz önünde bulundurularak değerlendirilir.

Kat mülkiyetine tabi binanın yönetim planında, bağımsız bölümlerde evcil ve süs hayvanı beslenmesi yasaklanmış olabilir. Kedi, köpek, tavuk gibi hayvanların beslenmesini açıkça yasaklamış olan yönetim planı hükmüne tüm kat malikleri uyması zorunludur. Bu nedenledir ki, hayvanın tahliyesi için dava açıldığında öncelikle kat mülkiyeti yönetim planına bakılmalıdır. Kat mülkiyeti yönetim planında hayvan beslemekle ilgili bir hüküm bulunmaması halinde komşular ve apartman yönetimi yine de şikâyette bulunabilir. Bu durumda ise söz konusu hayvanın yalnız varlığı şikâyet sebebi değildir. Hayvanın saldırganlık, çevreyi kirletme, diğer apartman sakinlerine zarar verme gibi ortak yaşamı zedeleyici davranışlarda bulunması, sahibinin ise bu davranışları önleyici tedbirleri almıyor olması gerekmektedir. Yargıtay bu durumu değerlendirirken rahatsızlığın boyutunu belirleyici bir özellik olarak aramaktadır. Önleyici tüm önlemler alınmalıdır. Hayvanın tahliyesi ise son çare olarak değerlendirilmelidir. Hayvanın tahliyesi yalnızca mahkeme kararıyla gerçekleştirilebilir. Rahatsızlığı bulunan apartman sakini veya yönetimi, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açarak hayvanın tahliyesini talep edebilir. Şikâyet üzerine gelen görevli polis veya zabıtanın hayvanı tahliye etmek gibi bir yetkisi bulunmamaktadır.